Bir Yolculuk Bir Yol Arkadaşlığı

bir-yolculuk-bir-yol-arkadasligi

Bir Yolculuk Bir Yol Arkadaşlığı

Hayat, uçsuz bucaksız bir yolculuktur. Kimi yolları biz çizeriz, kimilerini ise kader önümüze serer. Bazen aynı yolda yürüyen iki insanın yolları kesişir, bazen de bir yolun sonunda başka bir yol başlar. Yolun bize ait olması, her zaman hızla ilerleyebileceğimiz anlamına gelmez; bazen durup beklememiz, bazen de yön değiştirmemiz gerekir. Yol bizim diye hızla ilerlemek, kırmızı ışıkları yok saymak sadece bir kazaya davetiye çıkarır. İşte evlilik de böyledir; sabır ister, anlayış gerektirir ve her şeyden önemlisi, birlikte yol almayı bilmeyi gerektirir. Haklı olmak her zaman mutlu olmak anlamına gelmez; bazen küçük bir esneklik, büyük kırgınlıkları önleyebilir.

Evlilik, bir ruh yolculuğudur. İki insanın sadece aynı çatı altında yaşaması değil, birbirlerinin dünyalarına misafir olmasıdır. Kadın ve erkek, doğaları gereği farklıdır; biri akışkan bir nehir gibidir, diğeri ise nehrin yol aldığı vadi… Nehir vadiye yön verir, vadi nehri sınırlandırır. Biri diğerini tamamlar, biri diğerinin varlığıyla anlam kazanır. Bu farklılıklar çatışmaya dönüşmediğinde, evlilik gerçek anlamını bulur. Çünkü birliktelik, bir savaş alanı değil, bir uyum sahnesidir. Eğer evlilik, sürekli kimin haklı kimin güçlü olduğunun hesaplandığı bir zemine dönüşürse, sevgi solmaya mahkûmdur. Oysa ki sevgi, ancak özgür bırakıldığında kök salar, ancak anlaşıldığında derinleşir.

Bir bahçeyi düşünelim… Bahçenin her köşesinde farklı ağaçlar var; bazıları köklü çınarlar gibi göğe yükselirken, bazıları narin bir çiçek gibi rüzgâra teslim olmuş. Her biri farklı ışığa, suya, bakıma ihtiyaç duyar. Bir bahçıvan, tüm ağaçlara aynı şekilde davranmaz; her birine kendi doğasına göre yaklaşır. İşte evlilik de böyledir; iki insanın da kendi doğasını, kendi iç dünyasını tanıması ve eşinin ihtiyacını anlayabilmesi gerekir. Sevgi, ancak ilgiyle büyür; zamanında fidan dikmemiş, toprağı sulamamış, yabani otları ayıklamamışsak, çetin kışlara dayanmamız zor olabilir. Her ilişki, emek ister; emek verilmeyen bir bahçede, solmaya mahkûm çiçeklerden başka bir şey yetişmez.

Bir kadının ihtiyacı, çoğu zaman ruhunu besleyen sıcak bir söz, içten bir bakıştır. O, kelimelerle büyür, ilgiyi hissederek güçlenir. Erkek ise, takdir edilerek, varlığının değer gördüğünü bilerek yol alır. Kadın, duygularının renginde yaşar; erkek, o renklere çerçeve çizen el gibidir. Biri olmadan diğeri eksik kalır. Eğer evlilik, sadece görevlerin yerine getirildiği bir anlaşmaya dönüşürse, ruhunu kaybeder. Oysa ki evlilik, bir dengedir; biri öne çıktığında diğeri ona alan açar, biri düştüğünde diğeri onu kaldırır. Bir müziğin notaları gibi, biri alçaldığında diğeri yükselir ve birlikte ahenk oluştururlar.

Evlilikte Problemleri Çözmek ve Doğru Dili Kullanmak

Ancak her yolculukta olduğu gibi, evlilikte de zaman zaman zorluklar, anlaşmazlıklar ve sorunlar ortaya çıkabilir. Çiftlerin karşılaştıkları problemleri nasıl ele aldıkları, evliliklerinin geleceğini belirleyen en önemli unsurlardan biridir. Çoğu zaman, bir ilişkinin yıpranmasına neden olan şey problem değil, o problemin ele alınış biçimidir.

Evlilikte sorunları çözmenin en önemli yolu, doğru dili kullanmaktır. Kelimeler, ya bir köprü kurar ya da bir duvar örer. Bir tartışmada kullanılan dil, sorunu derinleştirip ayrılığı büyütebilir ya da bir çözüm kapısı aralayabilir. Suçlayıcı bir dil, savunma mekanizmasını harekete geçirirken; anlayışlı ve yapıcı bir dil, iletişimi açar ve ortak bir zeminde buluşmayı sağlar.

Bir sorun karşısında, “Sen hep böylesin, hiçbir zaman beni anlamıyorsun” gibi genelleyici ve suçlayıcı ifadeler yerine, “Bu durum beni üzüyor, seninle bu konuda konuşmak ve bir çözüm bulmak istiyorum” gibi yapıcı ifadeler kullanmak, problemin büyümesini engeller. Sorunun kendisine odaklanarak değil, birbirine odaklanarak çözüm aramak gerekir. Samimiyetle bizim bir sorunumuz var ve biz bunu çözebiliriz, yaklaşımı problemi daha kolay çözmenizi sağlar.

İnsan, çoğu zaman duygularını ifade etmek yerine karşısındakini değiştirmeye çalışır. Oysa ki sağlıklı bir ilişkide amaç, değişim dayatmak değil, anlaşılmaktır. Eşlerin birbirini anlamaya çalışması, çözümü kolaylaştırır. Unutulmamalıdır ki, herkesin iç dünyası farklıdır ve her birey kendi geçmişi, kendi algısı ve kendi duygusal yükleriyle hayata bakar. Empati kurmak, evliliğin en güçlü kalkanlarından biridir.

Bazen bir eşin sadece “Seni anlıyorum” demesi bile, içindeki fırtınaları dindirebilir. Çoğu zaman insanlar, bir çözüm aramaktan çok, sadece anlaşıldığını hissetmek isterler. Anlaşıldığını hisseden bir insanın, çözüm arayışı da daha yapıcı olur.

Evlilikte yaşanan anlaşmazlıklar, bir kavgaya değil, bir öğrenme sürecine dönüşmelidir. Zorluklar, çiftlerin birbirini daha iyi tanımasına ve ilişkilerini daha derinleştirmesine fırsat verir. Önemli olan, sorunları bir savaş alanına dönüştürmemek, çözümün bir parçası olmaktır.

Şükür ve Sevginin Koruyucu Gücü

İnsan, sahip olduğu şeyleri görmediğinde, sürekli eksikliklerin peşinde koşar. Oysa ki bir çatı altında paylaşılan küçük anlar, yaşanan her sade mutluluk, hayattaki en büyük servetlerden biridir. Mutluluk, çoğu zaman elimizdeki şartlardan değil, o şartlara nasıl baktığımızdan doğar. Maddi imkânlar değişebilir, mekânlar değişebilir, hayat bambaşka bir yöne evrilebilir. Ama bir insan, elindekine şükretmeyi öğrenmişse, en küçük ev bile ona saray gibi gelir, en sade sofra bile ona ziyafet olur. Çünkü gerçek zenginlik, sahip olmakla değil, sahip olduğunun farkına varmakla mümkündür.

Bir yolculukta, bazen dümdüz bir yolda ilerleriz, bazen yokuş çıkar, bazen de çukurlara düşeriz. Ancak önemli olan, yolun sonunda nerede olduğumuz değil, yol boyunca kimle ve nasıl yürüdüğümüzdür. Evlilik, bu yolculuğun en özel durağıdır; yanında yürüyen kişiyle yol almak, bazen rüzgâra karşı birlikte direnmek, bazen de güneşin doğuşunu birlikte izleyebilmektir. Önemli olan, yolda karşılaşılan engeller değil, o engelleri birlikte aşabilmektir.

Bu yolculukta sevgi, anlayış ve merhamet yürümenizi dileğiyle, mutluluk yuvanızdan eksik olmasın…

Dikkat - Online danışmanlık hizmeti, herkese uygun bir hizmet değildir.
İntihar veya kendine zarar vermek gibi düşüncelere sahipseniz, sitedeki hizmetler size uygun olmayabilir.
Bu durumdaysanız aşağıdaki yardım numaraları ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Acil Yardım Hattı: 112, Polis İmdat Hattı: 155, Aile İçi Yardım Hattı: 183, Uyuşturucu İle Mücadele Yardım Hattı: 191