Kendi düşen ağlamaz... mı?

kendi-dusen-aglamaz-mi

Hiç çevrenizdeki çoğunluğun itiraz ve ikazlarına rağmen verdiğiniz bir kararın, hayatınızı tahmin etmediğiniz bir yöne doğru götürdüğü oldu mu? Benim oldu…


Verdiğim kararın arkasında durmakta zorlandıkça kendimi sorgulamaya başladım: Kararım yanlış mıydı? Bana "yapma" diyenleri dinlemeli miydim? Şimdi vazgeçsem nasıl olur?.. Bütün bu kafa karışıklığıyla insanın ağlayası geliyor ama arkadan o çoğunluğun hayali korosundan sesler yükselmeye başlıyor sanki: Sen yaptın, sen seçtin böyle olmasını, sus, kendi düşen ağlamaz!


Bu ses, kendimi daha suçlu ve çaresiz hissettiriyor. Ne yapacağımı bilemez hâlde, düştüğüm yerde kalakalıyorum…


Peki, verdiğimiz kararları bütün sonuçlarıyla bir paket hâlinde mi seçeriz? Bir karar verdikten sonra o yolda ilerlerken başımıza nelerin geleceğini biliyor muyuz? Tabii ki hayır!


Çevremizdeki insanlar dışarıdan bir gözle vereceğimiz kararın doğuracağı zorlukları daha net görebilir ve bizi uyarabilirler. Ama içimizde o kararı almaya yönelten dinamiklerin tamamını göremezler; hatta bazen biz bile neden böyle bir karar verdiğimizden emin olamayabiliriz. Genellikle iyimser tahminlerimize göre karar verir, o kararı almak için kendimizi motive ederiz. Ama karar vermekle her şey bitmez; aslında her şey yeni başlar. O kararı alana kadar çektiğimiz sıkıntı ve yorgunlukla beraber devam etmemiz gerekir. Bir de üstüne işler beklediğimiz gibi gitmezse kendimizi sorgulamak ve kararlarımızdan pişmanlık duymak kaçınılmaz olabilir.


Tuhaf bir ilizyon bize diğer seçeneklerin çok daha cazibeli ve doğru olduğunu gösterebilir… İşte bu noktada duygularımızı bastırmadan, içimiz rahat bir şekilde ağlayabiliriz. Çünkü evet, kendi düşen de ağlayabilir.


Şimdi biraz ağladıysak, düştüğümüz yerden kalkıp durumumuza bir bakalım mı? Gerçek şu ki o kararı değil de diğerini verseydik, yine başımıza hiç beklemediğimiz şeyler gelebilir veya o kararın sonuçlarından da memnun olmayabilirdik. Asıl soru, verdiğimiz kararların ne kadar doğru ya da yanlış olduğu değil, ne için olduğudur. Ne için o kararı verdiğimizi anlamaya başladıkça neyin bizim için değerli olduğunu görürüz. Bu da verdiğimiz kararın sorumluluğunu almaya gönüllü olmamızı ya da değerlerimiz doğrultusunda daha farklı kararlar vermemizi sağlar.


Yani gönüllü olarak sorumluluğunu aldığımız sürece düşmek de, yeniden ayağa kalkmak da, yolu değiştirmek de, o yolda ağlamak da çok kıymetli.

Dikkat - Online danışmanlık hizmeti, herkese uygun bir hizmet değildir.
İntihar veya kendine zarar vermek gibi düşüncelere sahipseniz, sitedeki hizmetler size uygun olmayabilir.
Bu durumdaysanız aşağıdaki yardım numaraları ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

Acil Yardım Hattı: 112, Polis İmdat Hattı: 155, Aile İçi Yardım Hattı: 183, Uyuşturucu İle Mücadele Yardım Hattı: 191